Türkçe   l   English   l   Deutsch  
Anasayfaya dönmek için tıklayınız...

 

 

 

Göz Anatomisi
 

          Gözyaşı filmi: Gözyaşının göz sağlığı açısından önemi büyüktür. Kornea yüzeyinin pürüzsüz olmasını sağladığı gibi aynı zamanda anti-mikrobik proteinler ve iyonlar için taşıyıcıdır.

Kornea: Gözün en ön kısmında yer alan kubbe şeklinde şeffaf bir yapıdır. Kornea gözün en kırıcı optik elemanı olup 5 önemli tabakası vardır. Merkezi kalınlığı 480-620 mikron arasında değişiklik gösterir.

Epitel: Koruyucu hücre tabakasıdır. Dökülen hücreler sürekli yenilenir. Kalınlığı 50 mikron civarındadır.

Bowman tabakası: Fonksiyonu tam olarak aydınlatılmamış ön stromanın kondenzasyonudur. Kendini yenileme yeteneği olamdığı için yüzey ablasyonu tedavilerinden sonra ortadan kalkar. LASIK te ise Bowman tabakası korunmaktadır.

Stroma: Korneal kalınlığın %90’ını oluşturur. Düzenli dizilim gösteren kollajen lifler, keratosit hücreleri ve sudan oluşur. Suyun oranı şeffaflık açısından çok önemlidir..

Descemet membranı: Endotel hücrelerinin bazal membranıdır.

Endotel tabakası: Korneanın arka yüzünü örten yan yana dizili hücrelerdir. Bu hücrelerin yapısında mevcut bir moleküler pompa mekanizması suyu stromadan emerek ön kamaraya atar. Bu aynı zamanda LASIK flebini yerine yapıştıran kuvveti oluşturur.

Limbus: Gözün beyazı (sklera) ile kornea tabakasının birleştiği kısımdır.

          Konjonktiva: Gözün beyazını örten ince damarlı zardır.

Sklera: Yoğun kollajen liflerden oluşan gözün dış duvarıdır. (beyaz gözüken kısım)

          Ön kamara: Kornea arka yüzü ile iris ve lens ön yüzü arasında kalan boşluktur. Aköz denilen ve silier cisim tarafından üretilen bir sıvı ile doludur.

          İris: Gözün rengini veren kısımdır. Göz bebeğini büyütüp küçülten kas liflerinden ve gözün rengini oluşturan pigment hücrelerini içerir.

          Pupil (gözbebeği): İris tabakasının ortasındaki yuvarlak açıklıktır. Retina tabakasına ulaşan ışık miktarını konrol eder. Karanlıkta büyür ve aydınlıkta küçülür.

          Lens (göz meerceği): Lens normal  şartlarda dışarıdan görülemez. Oftalmologlar lensi biomikroskop (yarıklı lamba) vasıtasıyla muayene ederler.

          Lens zonulleri: Göz merceği silier cisme zonüller denilen ince liflerle bağlıdır.

          Silier cisim: Silier cisim pigment epiteli ve silier kas liflerinden oluşur.

          Silier cisim pigment epiteli: Aköz denilen ön kamarayı ve arka kamarayı dolduran sıvıyı salgılar.

          Silier kas: Zonüllerin gerginliğini ve lensin şeklini değiştirme fonksiyonu vardır. Bu kaslar gevşek halde içen zonüller gergin ve lens yuvarlaklığı azdır. Bu halde göz uzağa odaklanmış durumdadır. Silier kas kasıldığı zaman zonüller gevşer ve lens yuvarlaklığı artar. Göz yakın objeleri bu şekilde netleştirir. Bu fenomene akomodasyon denir. Oftalmologlar özel damlalar (sikloplejikler) kullanarak akomodasyonu geçici  olarak felce uğratırlar bu şekilde daha doğru bir refraksiyon konrtolü yapılabilir. Bu damlalar göz bebeğini de büyüterek retina muayenesini kolaylaştırırlar.

          Vitreus: Lensin arkasından retinaya kadar uzanan boşluğu dolduran jöle benzeri bir maddedir. Yapısında su, kollajen lifler ve seyrek hücreler vardır.

          Retina: Gözün ışığa duyarlı tabakasıdır. Fotoreseptör hücreler (konlar ve rodlar) ve bağlantıları sağlayan sinir hücrelerinden oluşur ki bu sinir hücrelerinin aksonları (uzantıları) optik sinir vasıtasıyla beyne ulaşırlar. Kon hücreleri keskin görmeden sorumludurlar ve retinanın merkezinde (maküla) yoğunlaşmışlardır. Rodlar alacakaranlık görmesinden sorumludurlar ve hastalıklarında gece körlüğü denilen durum oluşur.

          Koroid: Gözün damardan zengin tabakasıdır.

          Optik sinir: Gözün arkasından çıkarak beyne ulaşan ince bir sinirdir. Optik siniri etkileyen hastalıklar şiddetli görme kaybına yol açarlar.

 

Anasayfa   -   Kliniğimiz   -   Doktorlarımız   -   İletişim     Copyrgiht Rufus® 2005 Her Hakkı saklıdır