Türkçe   l   English   l   Deutsch  
Anasayfaya dönmek için tıklayınız...

 

 

 

Sözlük
 

Aberometre: Gözdeki wavefront aberasyonları ölçen cihaz

A-CAT: Wavelight platformunda wavefront güdümlü tedavilerin ismi

Akomodasyon: Gözdeki lensin şeklini değiştirmesi ile yakın objelere odaklama yapılması

Aksiyel uzunluk: Kornea önü ile retina arasındaki mesafe

Ambliyopi: Göz tembelliği

Anizometropi: Sağ ve sol göz bozukluğunun farklı olması

Antibiyotik: Mikrobik enfeksiyonların önlenmesinde ya da tedavisinde kullanılan ilaçlar

Asferisite: Korneanın yapısı tam küresel değildir, merkezde daha dik olup kenarlara gidildikçe düz bir eğim gösterir

Astigmatizma: Göz içinde iki ayrı odaklanma oluşur

Axis: Astigmatın ekseni

Custom cornea: Kornea topografisinden elde edilen verilerle tedavinin kişiselleştirilmesidir

Cylinder (cyl): Gözlükte astigmatın derecesini belirten değer

Diyoptri: Kırma gücünü ifade eden birim

Düz/dik kornea: Korneanın genel ya da lokal eğriliğini ifade etmek için kullanılan terimlerdir

Excimer laser: Excited+dimer. Argon-Florid gaz karışımının elektrikle uyarılması ile elde edilen 193 nm dalga boyuna sahip laser. Hassasiyeti sayesinde bir saç telinin üzerine çizgi çizmek mümkündür.

Eye tracker: Hastanın gözünü hareket ettirmesi halinde tedavinin kesilmeksizin sürmesini sağlayan takip edici sistem

Fakik IOL: Bkz.IOL

F-CAT: Wavelight platformunda Q value denetimli tedavi metodunun ismi

Femtosecond laser: Mekanik keratom ya da bıçak kullanmaksızın flep yapılmasını sağlayan laser

Fiksasyon ışığı: Hastanın bakması istenen ışık

Flap: Laser ya da mekanik keratomla oluşturulan ince, 90-180 mikronkalınlığında, epiteli tam kat ve stromadan bir miktar içeren menteşeli disk şeklinde kornea dokusu tabakası

GİB: Göz içi basıncı (göz tansiyonu)

Haze: Yüzey ablasyon prosedüründen sonra görülebilen korneadaki bulutsulanmayı ifade etmek için kullanılır

Hipermetropi: Gözün yetersiz kırıcılığından dolayı görüntüler retina arkasında oluşur

Hz: Laserin sn. deki atış sayısını yani hızını ifade etmekte kullanılan birim

IOL ya da GİL: Göz içi lens. Katarakt ameliyatı sonrası çıkarılan gözün doğal merceği yerine takılan suni mercek. Gözün kendi merceği korunarak suni bir mercek takılırsa teknik fakik IOL olarak adlandırılır.

Koma: Noktasal bir ışığın virgül şeklinde görülmesine yol açan wavefront aberasyon

Konlar: Merkezi keskin görüşten sorumlu fotoreseptör hücreleri

Kornea topografisi: Korneanın kırıcılığını birçok noktada ölçerek  renkli haritalar çıkaran  cihaz

Kornea: Gözün en önündeki şeffaf kubbe şekilli damarsız yapı

Kortikosteroidler: Korneanın yara iyileşme yanıtını baskılamakta kullanılan ilaçlar

Maküla: Retinanın merkezi görmeden sorumlu kon hücrelerinden zengin kısmıdır

Mikrokeratom: Korneal flep oluşturulmasında kullanılan cihaz

Miyopi: Uzak görme kusuru

Monovizyon: Presbiyopi çağındaki kişilerde yapılan tedavilerde dominant gözün uzağı diğer gözün yakını görecek şekilde ayarlanması

Oblate: Ortada düz kenarlara gittikçe dikleşen anlamına gelir

Oftalmolog: Göz doktoru

Optik zon: mm cinsinden ecimer laser uygulanan kornea alanının çapı

Pakimetre: Kornea kalınlığını ölçmekte kullanılan cihaz

Prolate: Merkezde dik kenarlara gittikçe düzleşen anlamına gelir

Pupil çapı: Pupillometre ile karanlıkta ölçülerek söylenir

Pupil dilatasyonu: retina muayenesi için göz bebeğinin ilaç ile büyütülmesi

Q değeri: Asferisiteyi ifade etmek için (prolate - değerler/oblate + değerler) kullanılır

Refraktif cerrah: İnsanları gözlük ya da kontakt lensten kurtarmak ya da daha az bağımlı hale getirmek  için kullanılan metodlar konusunda uzmanlaşmış doktor

Refraktif cerrahi:  İnsanları gözlük ya da kontakt lensten kurtarmak ya da daha az bağımlı hale getirmek için kullanılan cerrahi metodların tümü

Regüler/irregüler astigmatism: Astigmatizma gözlük camları ile tam düzeltilebiliyor ve hasta tam görmeye ulaşıyorsa düzenli astigmatizmadan bahsedilir. Korneanın bazı hastalıklarında ve cerrahisi sonrası gözlükle düzeltilemeyen düzensiz astigmatizma ortaya çıkar.

RGP lensler: Rigid gas permeable lenses. Gaz geçirgen yarı sert denilen lenslerdir. Şeklini koruduğu ve yüzeyi düzgün olduğu için düzensiz kornealarda görmeyi düzeltmekte çok etkilidir.

RLE: Refractive lens extraction. Refraktif lens değşimi. Gözün doğal merceği suni bir mercekle değiştirilir ise bu lensin dercesini istediğimiz gibi seçebildiğimiz için gözdeki bozukluğu da dzüeltme şansımız olur. Bu prosedür akomodasyonu yok ettiği için 40 yaş üzeri hastalara saklanmalıdır ayrıca yüksek miyoplarda retinal komplikasyonların sıklığında artışa yol açabilmektedir.

Rod hücreleri: Alacakaranlık görmesinden sorumlu çubuk şekilli fotorseptör hücreleridir.

Sferik aberasyon: Nokta şeklinde ışık kaynağının etrafında halo görülmesine yol açan wavefront aberasyondur

Siklopleji: Doğru bir refraksiyon alınabilmesi ve retinanın ayrıntılı incelenebilmesi için damlalarla silier kas geçici olarak felce uğratılır ve gözbebeği büyütülür

Sphere (sph): Miyop ya da hipemetropu düzelten camın dioptrisini ifade eder

Spot size: Laser ışınının kesit çapıdır

Suni gözyaşı damlaları: Hastanın kendi gözyaşının yeterli olmadığı durumlarda kullanılan damlalardır

T-CAT: Waveligh platformunda kornea topografi güdümü tedavilerin adıdır

Trefoil: Yüksek sıralı aberasyonlardan biridir

Wavefront aberasyonlar: Wavefront aberasyonlar gözde oluşan görüntünün kalitesini düşüren optik sapmaları ifade eder. Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma düşük sıralı aberasyonlar olup koma, treoif ve sferik aberasyon yüksek sıralı aberasyonlardır.

Wavefront güdümlü tedaviler: Aberometreden elde edilen verilerle tedavinin kişiselleştirilmesidir

Anasayfa   -   Kliniğimiz   -   Doktorlarımız   -   İletişim     Copyrgiht Rufus® 2005 Her Hakkı saklıdır